Scroll to top
Menü

Kışın Vazgeçilmez Lezzetleri

SALEP

Soğuk havaların vazgeçilmezi sıcacık bir salebe kim hayır diyebilir ki. Sadece bizi ısıtmakla kalmayan salebin vücudumuz için yararlarını da göz ardı etmemek lazım. Özellikle mide rahatsızlıklarında etkili olan salep hazmı kolaylaştırıyor. İçeriğindeki musilaj sayesinde doyurucu etki gösterirken bağırsakların çalışmasını düzenler. Kış aylarında artan enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırır.

   Zayıflama sürecinde olanlar ve kilo kontrolü sağlamak isteyenler için salep tüketiminin gün içerisinde en doğru zamanı ise, öğle ile aksam arasında ara öğününüz yerine tercih edebilirsiniz. 1 bardak salep yaklaşık olarak 200-250 kaloridir ve yakmak için 40-45 dakika kadar yürüyüş yapmamız gerekir. Salebin yakın arkadaşı olan tarçınla birlikte tüketimi ile kan şekerini düzenlenmesine yardımcı olur. Hazır saleplerin içeriğindeki yüksek şekerden uzak durmak için aktarlarda bulabileceğiniz toz salepleri tercih ederek evde kendi salebinizi yapabilirsiniz.

Ev Yapımı Salep Tarifi

1 litre süt

3 yemek kaşığı toz salep

Tarçın

İsteğe bağlı olarak tatlandırıcı tercih edebilirsiniz

KESTANE

Çıtır çıtır haliyle sokakları kokutan kestane; içeriği bakıldığında  doyurucu bir karbonhidrat kaynağıdır. Yemeklere lezzet vermesi  içinde kullanılan kestanenin faydaları ise şöyledir: Kestane yüksek lif ve tekli doymamış yağ içeriği olduğu için  kolesterol düşürücü ve kalp damar hastalıklarına karşı  koruyucu bir besindir. Yoğun karbonhidrat içeriğinden dolayı 100 gr kestanenin (3-6 adet) 1 dilim ekmek yerine geçtiğini unutmamak gerekir. Magnezyum, kalsiyum, fosfor, çinko ve potasyumdan zengindir. Bu mineraller kemik ve diş sağlığı, tansiyonun dengelenmesi için gereklidir. 

  Kestane haşlandığı zaman nem oranı yükselir ve enerji değeri azalır. Kavrulduğu zaman ise nem oranı azalırken enerji değeri de artmaktadır. Bu nedenle kestaneyi kavurmak yerine haşlayarak tüketmeyi tercih ederek kalori değerini dengelemiş oluruz.

BOZA

Soğuk günlerin gelmesi ile çocukluğumuzu hatırlatan en nadide  tatlardan biri sokaklarda dolaşan bozacılar ve kestane kokuları…  Darıdan yapılan bozanın mayalı yapısı sayesinde özellikle yeni doğum yapmış ve emziren annelere süt sağlamaktadır. Karbonhidrat, protein, B grubu vitamin içeriği, kalsiyum, demir, fosfor, sodyum bakımından oldukça zengin besin değerine sahiptir.

Probiyotik bir içecek olan boza, bağırsak florası düzenlemeye ve içerisindeki yararlı bakteriler sayesinde zatüre, kolera gibi mikrobik hastalıklara karşı da etkilidir Bitkisel içeriği ile de vegan ve vejeteryanların enerji kaynağı olarak tüketebilecekleri bir içecektir. 1 bardak boza da yaklaşık 300-400 kalori var. Bir de buna ilave olarak yanına yakışan leblebiyi de eklediğimizde kalorisi oldukça yoğun bir öğün tüketimi yaptığımızı düşünerek diğer öğünleri dengeleyerek günlük beslenmemizde yer verebiliriz.

IHLAMUR ÇAYI

  Ihlamur ağacının çiçekleri ve yapraklarının kurutulması sonucu elde edilen bu bitki, içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde kışın bizi soğuk algınlığı, grip, nezle gibi enfeksiyonlara karşı korur. Sıklıkla yaşanılan sindirim sistemi sorunlarına iyi gelerek bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Ihlamur çiçeğinde bulunan uçucu yağların stresi azaltıcı etkisi bulunur ve uykuyu geçişi kolaylaştırır. Sıcak ıhlamur çayı boğaz ağrısına ve öksürüğe iyi gelirken aynı zamanda öksürüğün boğaz da yaratmış olduğu tahrişleri de iyileştirir. 

 Ihlamur çayınızı bir süzgeç yardımı ile yıkayarak tozunun akmasını sağladıktan sonra kaynatma yöntemini değil demleme yöntemi tercih edin böylece içeriğindeki besin değeri kaybı da engellenmiş olur. Ihlamurunuzun içerisine tarçın, dilimlenmiş ayva, elma ve limon koyarak tatlandırabilirsiniz. Kaynar suyu üzerine ekleyin. Birkaç dakika dinlendirdikten sonra tüketebilirsiniz. 

Kişiye özel beslenme programları ve sağlıklı beslenme ile ilgili sorularınızı sorabilirsiniz: dytasliozkan@gmail.com

Sağlıklı ve huzur dolu bir kış geçirmeniz dileğiyle☺…

Benzer Makaleler