Scroll to top
Menü

Kış Yorgunluğu

Melatoninin yapıtaşlarından biri olan ve mutluluk hormonu olarak anılan serotoninin salınımı kış aylarında en düşük düzeydedir. Bireyleri biyolojik, fizyolojik, hormonal ve psikolojik açıdan etkilemekte olan bu değişimler, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması ve gecelerin uzamasından dolayı görülmeye başlanmaktadır. Yazdan sonbahara geçişte güneşin etkisini azaltmasıyla birlikte ısı değişimlerine ısı değişimlerine maruz kalan metabolizmamız, soğuk havayla daha kolay mücadele etmek için yavaşlamaya başlar. Metabolizmanın yavaşlaması sonucu bağışıklık sistemi zayıflar bu durum kış yorgunluğunu da beraberinde getirir. Bu etkileri ortadan kaldırmak için beslenmemizde değişiklikler yapmamız gerekmektedir.

Güneşli gün sayısının azalması D vitamini değerlerini düşürmekte

Sonbahar ve kış aylarında D vitamini seviyelerinde düşüş yaşandığını bilinmektedir. Yapılan bir çalışmada sekiz hafta boyunca depresyon belirtisi gösteren hastalara D vitamini takviyesi verilerek gözlem yapılmıştır. 8 haftanın sonunda belirtilerin azaldığı ve çalışmaya katılanların kendilerini daha iyi hissettikleri bildirilmiştir. Mevsim geçişlerindeki yorgunlukları atlatmak için D vitamini alımı tavsiye edilmektedir. Dengeli beslenme çerçevesinde her gün 1 yumurta, 2 su bardağı süt ve türevi, haftada 1-2 kez yağlı balık tüketilmesiyle yetişkin insanlarda gereksinim karşılanmaktadır.

B12 tüketimi bizi rahatlatıyor

En çok karaciğer, kalp ve böbrek olmak üzere dokuların işleyişinde oldukça önemli bir vitamindir. Kemik iliğinde görevli olduğu için yeterli alımı anemi oluşumunu engeller. B12 vitamini seviyesindeki hafif düşüşle depresyon, yorgunluk, uyuşukluk, baş ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkarmaktadır. Bu belirtilerin ortadan kaldırılması için yeterli alımı oldukça önemlidir. Kaynakları kırmızı et, beyaz et, süt ve süt ürünleri ve yumurtada bulunur. Günlük gereksinim 2-3 mgdır.

Demir seviyeleri de dikkate alınmalı

Kış yorgunluğu olan kişilerde demir alımının bozulduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Demir takviyesi sağlanması, kan değerlerinde düzelme sağlar ve depresif semptomların düzelmesinde etkili olmaktadır. Bu durum demire bağımlı enzim ve hücre seviyelerindeki iyileşme ile açıklanmaktadır. Günlük gereksinimimiz 9 mgdır. Bu gereksinimi et ürünleri, tahıllar, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerden sağlayabiliriz.

Kış aylarında özellikle taze sebze ve meyvelerin tüketimi önemlidir. Çünkü seratonin, triptofan denilen bir madde tarafından sentezleniyor. Vücutta yapılamayan bu maddenin en önemli kaynağı, et, süt ve süt ürünleri ile kış sebzeleri ve meyveleridir. Özellikle, brokoli, lahana, ıspanak, patates gibi sebzelerde zengindir. Bu ürünlerin beslenmeye dahil edilmesi yukarıdaki faktörleri de destekleyici ve bu süreci atlatmaya yardımcıdır. Ufak değişikliklerle fark yaratın.

SAĞLIKLA KALIN

→ KİREMİTÇİ, E. ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDE MEVSİMSELLİK VE ÖZNEL İYİ OLUŞ İLİŞKİSİNİN PSİKOLOJİK SEMPTOMLARA GÖRE İNCELENMESİ.

→ Milanlıoğlu, A. (2011). Vitamin B12 deficiency and depression. J Clin Exp Invest www. clinexpinvest. org Vol, 2(4).

→ Atadağ, Y., Aydın, A., Köşker, H. D., Kaya, D., & Başak, F. (2017). Relationship of Vitamin B12 with depression-anxiety disorders: Retrospective cohort study. Archives of Clinical and Experimental Medicine, 2(1), 6-8.

→ TUĞTEPE, Ş. Z., & KOÇ, B. (2020). Depresyonun Önlenmesi ve Tedavisinde Demir, Çinko, Bakır ve Magnezyumun Rolü. Journal of Literature Pharmacy Sciences, 9(1), 101-108.

Benzer Makaleler